Haber: Bir yüzücü 350 Tonluk gemiyi çeker.
R. M. : Nasıl çekiyorsunuz gemiyi?
-İnanç meselesi, içinizde bunu hissetmeniz gerekir.
R.M. : Neyi hissetmem gerekir? Gemiyi mi?
Alparslan Türkeş'in cenaze töreninin olduğu gün sevgili
Reha Muhtar Show Haberde söyle konuşur:
-Cenaze töreninde sayıları on binin üzerinde yedi bin güvenlik görevlisi vardı.
Haber: Cenk Koray'ın oğlu DEMİR CAMA(!) kafa atar ve vefat
eder...
R.M. : - Peki Sayın Cenk Koray, oğlunuz daha önce de sik sik cama kapıya kafa atar
miydi?
Reha Muhtar, canlı yayında Şer afettin Bey'le konuşuyor.
-Sayın Şer afettin Bey kardeşim, siz orada var miydiniz, yok muydunuz, efenim?
-Yoktum.
-Yoktum diyorsunuz.
-Yoktum diyorum.
-Bak Şer afettin sana bir daha soruyorum. Var miydin, yok muydun?
-Valla bil la yoktum.
-Yemin etmenize gerek yok efendim, size inanıyoruz.
-Var miydin, yok muydun?
-Vardım efendim..
-Peki Şer afettin siz demin yoktum diyordun, simdi vardım diyorsunuz. Bu nasıl is
kardeşim?
-Yoktum dedim inanmadınız, ne yapayım?
-Ne yapacağınızı ben bilemem efendim. Orasını sen düşün. Var miydin, yok
muydunuz?
-Hatırlamıyorum.
-Hatırlayınız efendim. Bak bir filmimiz var sizinle ilgili. Onu birlikte izleyelim,
sonra sana soracağım.
Araya söz konusu film giriyor. Bir muhabir kapıyı kırıp Şerafettin'in evine giriyor
ve kibarca, gizli kamera (!!) ile çekim yapmak için izin istiyor. Şerafettin Bey izin
vermiyor tabii. Bunun üzerine kameraman dinlemiyor, çekimlerini yapıp gidiyor.
Yine Reha Muhtar geliyor görüntüye:
-Filmimizi izlediniz, Şerafettin Bey. Simdi ne diyorsunuz?
-Galiba varmışım.
-Galiba ile olmaz efendim, emin misiniz?
-Eminim.
-Öyleyse eminsiniz yani.
-Evet efendim, eminim.
-Şerafettin Bey eminim diyorsunuz ama pek emin görünmüyorsunuz..
-Sayın Hamdi Bey iyi aksamlar efendim. Sizin adiniz Hamdı
midir, efendim?
-Evet Hamdi'dir, Reha Bey..
-Hamdi diyorsun.
-Hamdi diyorum çünkü nüfus kağıdımda öyle yazıyor.
-Ben nüfus kağıdınızı sormuyorum efendim.
-Sana soruyorum: Sizin sahte olmayan isminiz nedir?
-Hamdi.
-Nasıl yazılıyor?
-H, a, m, d, i seklinde..
-Yani sahte olmayan isminiz Hamdi diyorsunuz.
-Peki sahte olan isminiz hangisi?
-Benim sahte olan bir ismim yok!
-Ama demin sahte olmayan ismim Hamdi dediniz.
-Demek ki bir de sahte isminiz var. Size Yeşil diyorlar efendim. Siz Yeşil misiniz?
-Hayır Yeşil değilim.
-Öyleyse size niye Yeşil diyorlar?
-Bana Yeşil demiyorlar. Hamdi diyorlar.
-Yani inkar ediyorsunuz. Sukut ikrardan gelir Hamdi.
-Ben sukut etmiyorum, konuşuyorum ve Yeşil değilim diyorum.
-Yeşil değilim dediniz ama mosmor oldunuz. Bakıyorum simdi de kızarıyorsun. Ne
sarardın Hamdi?
-Sarardım çünkü ben Tanrı'nın oğluyum. Her renge girerim.
-Ne oldu Hamdi Bey? Bir tuhaf konuşuyorsunuz.
-Galiba delirdim. Bana bir doktor lütfen!
-Geçmiş olsun, Hamdi Bey. Size acil şifalar diliyorum.İyi aksamlar efendim.
Efenim, bir gün daha böyle geçti, efenim.
İyi günler, Türkiye!